Anasayfa  |  Künye   |  Haberler  |  İletişim

Hızlı Erişim


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


Haberler

foucault ve neoliberal yönetimsellik

Sunu Kuşkusuz Micheal Foucault çağımızın en etkili filozoflarından. Foucault, 15 Ekim 1926 yılında doğdu. 25 Haziran 1984 yılında da öldü. Ailesinin doktorluk geleneğini bozdu. Başarılı bir profesör cerrah olan babasının yolunu izlemedi. Felsefe, tarih, psikoloji okudu. 1950-1954 yılları arasında Fransa Komünist Partisi’nin üyesi oldu. 1958 yılında doktor unvanı aldı. Çeşitli ülkelerde dersler verdi. Altmışlı yıllardan sonra etkileyici kitapları yayımlanmaya başlandı. Foucault için Kant, Hegel, Marx, Nietzsche, Heidegger ve hocası Althusser önemli ve etkilendiği filozoflar. Yönetimsellik (governmentality, Gouvernementalität) kavramını Foucault, Collège de France 1977–1978 yıllarındaki seminerlerinde işliyor. Burada hükümet kavramıyla sıkıca bağlantılı bir iktidar şeklinden söz ediyor. Kavram, diskursların ve pratiklerin kompleksi olarak betimleniyor. Bir yandan da tarihsel sürecin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Foucault, hükmetme şeklinin modern ulus devletlerle birlikte değiştiğinden hareket ediyor. Hıristiyan- dinsel iktidar teknikleri ile siyasi iktidar teknikleri arasındaki bağlantıya değiniyor. Modern hükümet ediş, bireyin kendi yönetimi ve özyönetimini, bir devletin halkı üzerindeki egemenliğiyle bağlantılı hale getiriyor. Bu noktada bio-iktidar kavramı anlamlı hale geliyor. Bunu işlerken neoliberal yönetimsellik örneğini araştırıyor. Foucault, devleti bağımsız bir fenomen olarak değil de tarihsel olarak ortaya çıkmış özel bir iktidar ilişkisi olarak gördüğünden, yönetimsellik analizi bir devlet teorisi niteliği kazanıyor. Felsefelogos bu sayısında daha çok yönetimsellik (governmentality,) kavramına ve neoliberalizme merkezi bir önem vererek Foucault’yu işliyor. Bununla Foucault araştırma ve tartışmalarına bir katkı olmayı amaçlıyor. Felsefelogos’un bu sayısının editörlüğünü Doç. Dr. Ferda Keskin yaptı. Ferda Keskin’e emekleri için teşekkür ediyoruz… S. Ö.


Marksist Estetik -29.12.2015 16:42:42
 
Sunu
 
Marx, insanı belirlerken diğer canlılardan farklı olarak insanın güzellik yasalarına göre de üretiyor olmasının altını çizer. Sanat nesnelerini, doğa bilimlerinin nesneleri yanında dünya bütünlüğünü oluşturan iki nesne alanından biri olarak belirler. Diyalektiği doğa ve tarihin materyalist kavranmasına bilinçli olarak aktaran Marx ve Engels bununla birlikte estetiği de idealizmin “saf sanat” anlayışından kurtarır.
***
Marksist estetik kuramın en karakteristik özelliği sanatın neliğinin “insan eylemi”yle ilişkili olduğu düşüncesidir. Marksist estetik kuramı içinde en büyük yer tutan görüş Marksist estetiğin kurucusu sayılan George Lukács’ın savunduğu toplumcu gerçekçiliktir. Ancak, Marksist estetik kuramı yalnızca toplumcu gerçekçilikle sınırlandırılamaz. Bir Marksist yazar olan Bertolt Brecht’in epik tiyatro kuramı gerçekçi tutuma karşı olmasına rağmen sanata toplumsal bir rol verir. Başka bir Marksist düşünür Jean-Paul Sartre da kendisinin geliştirdiği fenomenolojik ontolojiye dayanan sanat kuramında gerçekçiliğe karşıdır. Başta Adorno ve Benjamin olmak üzere Frankfurt Okulu üyelerinin bir kısmı da sanatı eleştirel bir bakış açısıyla ele alarak Marksist sanat kuramına katkılarda bulunuyor. Marksist estetik tartışmasını yeniden açmakla, estetik tartışmalarına sınırlı da olsa bir katkı olmayı hedefledik.
 
S. Ö.
Haberin Devamı İçin Tıklayınız

Anarşizm -29.12.2015 16:42:13
 
Sunu
 
Kuşkusuz anarşizm güçlü bir siyasi akım olarak etkili oldu. Sadece bir siyasi akım olarak kalmadı çok güçlü temsilcileri olan felsefi akım olarak da etkili oldu. Ama özellikle siyasi rakipleri sert polemiklere anarşizm kavramının içini boşaltmaya, “kör terörle” aynı şekilde algılanmasını sağlamaya uğraştı. Doğrusu önemli oranda da bunda başarılı oldular. Bizde ise bir siyasi akım olarak kayda değer bir varlık gösteremedi. Felsefe alanındaysa neredeyse hiçbir temsilcisi olamadı. Kendini dost sohbetlerinde anarşist diye tanımlayan meslekten felsefecilerin çabası fantastik bir algı yaratmanın ötesine geçemedi. Oysa düşünce tarihinde anarşizm önemi yadsınmayacak bir yer işgal ediyor. Felsefe geleneği olan toplumlarda bu öneme uygun oranda çalışmalar yapılıyor. Umuyoruz Türkiye’de de felsefeciler anarşizm hakkında daha yoğun çalışmalar yaparlar. Bu umutla anarşizm temasıyla hazırladığımız derginin mütevazı da olsa bir katkı olmasını diliyoruz...
 
S. Ö.
Haberin Devamı İçin Tıklayınız

Haberlerin Tamamı

Gelişmiş Arama


Duyurular


Adres :Gündüz Bey Sokak No:42 Maden - Büyükada - Adalar / İstanbul
Telefon :05414010262 Faks :02623032908
Eposta :

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri